![]() |
Hakan Şükür Galatasaray Televizyonu’nda yayınlanan ”Dipnot” programında son günlerde kendisi hakkında merak edilen konularla ilgili olarak açıklamalarda bulundu:
“Öncelikle bir pozisyonda Lincoln ile çarpışmamız biraz abestleşti. Ben bir forvet oyuncusuyum; bire bir antrenmanlarını çok yapıyoruz bire birde beraber denk geldik, öyle bir çalışmada ben topu onun ayağından kurtarıp pozisyonunu bozdum ama onun benim dizime çarpması ve aynı anda sakat parmağıma basması idmandan ikimizin de çıkmasına sebep oldu. MR‘lar çekildi. Tabi şu anda ayakkabı giyemiyorum. Çok farklı ayakkabı tipleri giymeye çalışıyorum; senelerdir bu böyleydi ama üst üste iki kere denk gelince böyle bir problem oluyor. Bir kaç güne kadar inşallah netleşecek. Şu anda kötü hissediyorum, iğneyle oynuyordum ama dizime aldığım darbeyi bilemiyorum o da bir veya iki güne netleşecek.
Türkiye’de Lincoln ile çarpışmamızın basına malzeme olması çok doğal bir şey. Ama artık tadının kaçtığı anlar oluyor. Bu olayın da menfaatler doğrultusunda olduğunu düşünerek hareket etmek istiyorum; izleyicilerimize taraftarlarımıza bunu söylemek istiyorum. Herkes kendi tuttuğu takım menfaatine ortalığı karıştırmak, çıkar sağlamak için, buradaki huzuru kaçırmak için böyle yapıyorlar, yani sinekten yağ çıkarmak gibi bir şey diyorum buna. Bu düşünce altında olanlara da pek fazla cevap vermek istemiyorum.
Bizim içimizdeki tuttuğumuz takım sevdası, hayal ettiğimiz yerde oynuyor olmak belki de futbolun profesyonelliği dışında benim kendi adıma söylemem gerekirse amatörlüğünü de getirdi. Başarılar buradan geldi, istikrarlı hareket edildiği zaman başarıya ulaşıldığını düşünüyorum. Bir çok genç arkadaşımıza da başarının sırrını sordukları zaman bu cevabı verdim ama insanlar dediğim gibi oradan bir şey çıkarayım, ona nasıl zarar veririm, düşüncesinde. Ortam böyle iken bunu söylemek kolay ama goller atarken, paylaşımlar yaşanırken bunu böyle söylemek onlar için zor bir şey. İnsanlar bu güne bakıyorlar. Acaba böyle mi diyorlar? İki gün sonra çıkar bir gol atarsınız iş değişir; ben bunları bire bir yaşadığım için bilebiliyorum. İnsanlar benim o gün ne yaşadığıma bakıyorlar. Ben geçmişim ile beraber bu günü de yaşıyorum. Ben tribünlere para verip kendi adıma bağırttıracak bir yapıda olmadığım gibi gönülden gelen bir sevgiyle oluyor bunlar. Hakikaten çok sevdiler beni. Kendileri gibi düşünen oralardan gelip sahaya çıkmış bir futbolcu olduğum için bazen başarılarımız bile düşmanlar kazandırabiliyor.
Golden sonra yanıma gelme diye bir şey maçtan önce söylenebilecek bir şey değil. Yaklaşık bir aydır sakatım. Mehmet Topal ile odalarımız yan yana, burada kaldıkları için bende evimdeki tadilat dolayısıyla ki bu medyada da çıktı tesislerde onlar ile çok uzun dakikalar paylaştım. Beraber yemek yedik eşim evde yemek yaptı biz de buraya getirdik yedik. Bu süreçte birkaç tane rüya görmüş Mehmet Topal. Ağbi bu maçta gol atacaksın diyen bir rüya. Ben de o maçlarda gol atamadım. Ben de ona takıldım; nasıl rüya görüyorsun diye. Ben de rüya gördüğümden değil ama sen de bu maçta gol atacaksın dedim, espri ile o da golü atıp yanıma gelmesi böyle bir olayın eseri. Paylaşılmış bir şey ise bu gol sevincini böyle paylaştık. Bunlar takım içerisindeki olumlu şeyler. Jenerasyon farkı çok fazla ben 36-37 yaşına merdiven dayamış bir futbolcuyum, Mehmet Topal 20 yaşında. Bizim arkadaş olmamız beklenemez zaten. Ama ben böyle olmasını istediğim için onlarla beraber hareket ediyorum. Ben bir takım kaptanıyım. Herkesle böyleyim. Yakından takip ediyorsunuz , soyunma odası olsun… Hasan daha çok şen şakrak bir yapıda. Ben daha ciddi olmak zorundayım yaşadıklarım ile. Onlara gerektiği zaman fitnessda fazla kalmaları gerektiğini söylüyorum. Hepsine teker teker sorabilirsiniz. Oynamadıkları dönem dahil. Bazen oynamayanlar geldikleri zaman ağbi oynamıyorum günler geçiyor konuş benim için diyenlere bile bunun sabır işi olduğunu anlatıyorum. Herkesin sırasının geleceğini söylüyoruz. Bunlar doğal şeyler. Herkesin sizi sevme veya farklı davranma durumu olamaz. Böyle bir durumu kimse kimseden bekleyemez. Burada duruşum bu. Medyanın çok büyük bir kısmı tarafından tepki de alsa ben buradayım, amaç profesyonel yapıda para kazanmak buraya gelen her oyuncu bugün ödenmediği zaman parayı soruyor. Biz kaptanız, şimdi böylesine büyük bir değerin bütün rekorlarına hatta milli takımı da işin içine katarsanız; farklı farklı şeylere ortak olan insanın ister istemez iç ve dış yani Atatürk’ün gençliğe hitabesindeki gibi dahili ve harici düşmanların olacaktır.Yani bu hayatın bir kuralı, bunu böyle kabul etmek mümkün. Şimdi bunu bu anlamda düşünürseniz geniş çerçevede anlam verebilirsiniz. Hayatım boyunca Galatasaray’da oynamaktan başka hayal kuramadım.Dedemden kalmış, burada oynayayım başka bir şey istemiyorum, oynamaktan başka hayal tablosuna girmek mümkün değil. Yarının menajeri veya yöneticisi olacağım düşüncesi büyüklerimin de söylediği şeyler bunlar. İşte Hakan ne zaman isterse bırakır. Kulübün bir sembolüdür. İnsanların da söylediğinden de yola çıkarak öyle bir hayalim olmadı ama bu hayalin önünü kesmek isteyenler olur mu bilmem. Ama ben bu düşüncede değilim. Hizmet etmek ayrı, Galatasaray’dan hizmet karşılığı bir para alayım yada farklı bir durumda olayım durumum hiç olmadı; sadece top oynamak için buradayım.
Los Angeles Galaxy Hakkında
Ben bir takımda sözleşmem devam ederken başka bir takımla protokol imzalamadım, kimse ile de konuşmadım. Bana çok büyük kulüplerden teklifler de geldi Türkiye’nin önde gelen kulüpleriydi bunlar ama hayal ettiğim kulüpte top koştururken kafamı bulandırmak istemedim, yani layığıyla bir hizmetin karşılığı bu. Bu teklifler maddi açıdan çok yüksek fiyatların olduğu bir futbol borsası. Şurada kazandığınızın kat kat fazlasını almak bu kadar yapılanlara karşın, oralarda oynamayı yeğlemek benim en doğal hakkım. Ben yapacağımı yapmışım demek doğal bir şey. Ama burada olmayı tercih edişim hayalime ulaşmış buralara kolay ulaşmamış bir oyuncunun düşüncesi . Galaxy’nin teklifini Galatasaray’da kalmak uğruna elimin tersiyle ittim, şu anda öyle bir teklif yok. Bunlar nereden çıkıyor nereden çıkartılıyor hiçbir fikrim yok ama bütün bu konuşmalarımın içinde cevabı var.
Ülkemizde bütün her şeyimi seferber edersem çocuklarıma daha iyi eğitim olanağı sağlarım.Yani Amerika’ya gitmeme gerek yok. Amerika gibi bir yere gidiyorsunuz. Öyle bir şey olursa Beckham, daha sonraları da başka oyuncuların da transfer edileceği bir takımda mücadele edeceğim tanıtım acısından çok önemli olur diye düşünüyorum. Çocuklarım için ben gerekli her şeyi düşünüyorum. Yani kendi ülkemde kendi hayat felsefemde faydalı insanlar olmaları için eğitimin önemli olduğunu düşünüyorum. Okul onlara sosyal çevre kazandıracak; o sosyal çevrede beraber hareket edebilme duygusunu verecek; bu anlamda sportif de olsun okulun içerisinde ders konusunda da olsun eğitim veren okullar var Türkiye’de. Bu konuda dediğimiz bir söz var ‘küçük Amerika’. Amerika’yı gözümüzde çok büyütüyoruz, her şey elimizin altında; bu kadar vazgeçilmez bir ülke oluşumuz buradan kaynaklanıyor.
Kadro Dışı Konusu
Ben Hakan Şükür olarak, bir takımın futbolcusu olarak, o takımın hocasıyla yöneticisiyle bu tip çatışmaya giren oyuncu olmadım. Hayatımda politik olmadım, politika kelimesini sevmem; kötü olacaksam böyle olmayı tercih ettim. Böyle bir kavga olmadı; şöyle ki ben yöneticimizle bunu konuşurken yani bu olayın çok fazla uzadığı söyledim, bana sen de çıkıp bir şeyler söyleyebilirdin gibi bir kelime etti. Şimdi siz gazetecisiniz, ayak üstü konuşurken size bir şey söyledim. Ben yetkili bir kanalda Beşiktaş maçının hemen ertesi günü canlı yayında yaklaşık 20 dakikaya varan açıklayıcı olur diye konuşma yaptım ama maalesef bu olayı uzatmak isteyenler oldu. O konuşmamda şunları söyledim.”Kural dışı hareket yaptığımızı kabul ediyoruz, her ne kadar haklı olsak da yani medya tarafından haklı gösterilsek de buranın patronu hocadır, yani sayın Kalli’dir. Neticesinde böyle bir karar verilmiştir, olayın 2. günü antrenmana çıkarak Lincoln’le beraber buna son verdik ve de çok güzel bir konuşma yaptım, kızımın oraya gelmesi, benim kadro dışı kalmam ne kadar tasvip etmediğimiz bir hareket olsa da bu yazılan kuralların içerisine bu kadro dışı kalmakla ödüllendirilecektir. Ben de bunu yaşadım hocama karşı herhangi bir kırgınlığım yok ama nedense şimdi o olayda 2 kişi kadro dışı kaldı. Neden Hakan Şükür? Günlerdir Hakan Şükür konuşuluyor kırgın küskün diye. Geçen gün önemli bir gazete olan Hürriyet‘te de yazıldı.
Çok tempolu, çok ağır bir antrenmandan sonra mola verilince Ahmet Akcan’a su içmeye gideceğimi söyledim, o da hocaya söyledi; bunu bile yanına gitmiyor diye söylediler. Artık antrenmanlarda bile hareketlerimize çok dikkat ediyoruz.Yansıtılış şekliniz çok önemli. Bu sizin sosyal yaşamınızı etkiler, bulunduğunuz camiadan farklı insanların farklı bakış açılarını etkiler. Böyle fütursuzca yazılan bir şey olamaz. Benim de her telefon açıp, medyayla konuşma gibi bir durumum olmadı. Tabii ki medyanın haber alma özgürlüğü vardır,röportaj alır, bilgi alır maçla ilgili hayatla ilgili görüşlerinizi alır ama artık reyting uğruna o kadar çok şey yapılıyor ki birine zarar verme düşüncesiyle. Sadece ona zarar verdiğini düşünüyorlar ama bu sosyal bir olay bunların kefaretini annenizin hastalığı çocuğunuzun okulda yaşadığı sorunlarla ödemeye başlayınca ben de diyorum ki inşallah onlar da bu duyguyu yaşarlar. Ben Allah’a havale ederim.
Çok şey söylemek istiyorum açıkçası bu programda belki beni rahatlatır benim haklılığımı birkaç gün için bile olsa ortaya çıkarır ama bu benim oynadığım camiaya zarar verirse, işte o yüzden bazen kendimi frenliyorum. Bana diyorlar ki neden çıkıp konuşmadın. Ben içeride konuşulan şeyi ertesi gün gazetede okursam bu bana zarar verecek bir şeyse söyleme olanağım yoktur. O zaman benim burada olmamın bir anlamı yok. Ben yöneticimle böyle bir hiyerarşik tartışmaya hayatta giremem ben sadece rica edebilirim. Ama profesyonel çerçevede böyle bir kural varsa herkes bu kurala uymalı.Sadece futbolcular için demiyorum en üstten en alta kadar.
Ama maalesef biz o kadar farklı sorunlar yaşadık ki senelerdir bu da bir ruh bu da bir psikoloji çok kolay değil bunun üstesinden gelmek. Hele kaptansanız mesela bir futbolcu gelir paralar ne zaman ödenecek diye. Siz de yöneticinin karşısına gidersiniz sonra manşete çıkar Hakan paracı diye. Böyle bezdirilmek hoş şeyler değil. Bir senedir altı aydır almadığınız parayı soruyorsunuz, zaten bunu kendim için sormam. Anlatırken bile duygulanıyorum, üzülerek söylüyorum bunu. Kötü olmak böyleyse evet ben kötüyüm. Ama maalesef kurallar böyle işlemeli. Kulüpte çok değerli yöneticilerimiz var. Bir şeyler yapabilme adına çok çaba sarf ediyorlar, bunları biz de görüyoruz. Ama bunu futbolcuya anlatmak çok zor. Yanındaki yabancı futbolcu parasını almış, yerli futbolcu almamış neden? Çünkü yerli bu düzen içerisinde idare edilebilir. İdarecilik böyleyse herkes idare eder.
Ben bugün için söylemiyorum ama bu anlamda zorluklar yaşadım geçmişte. Bu anlamda kötü olmak beni psikolojik anlamda da yordu. Benim arabam benzinsiz gitmiyor, benim çocuklarım okullarında bedava okumuyorlar, bazı fedakarlıklar gerek. Ne kadar paranız olsa da hazıra dağ dayanmaz. Burada kalmamın amacı sadece oynamak. Ben diğer sorunlarla da tabiî ki ilgilenirim arkadaşlarımın yardımına koşarım. İki sene önceyi çok iyi hatırlıyorum. Hakan cebinden verdi dediler. Şampiyonluk böyle geldi, Hakan müthiş kaynaştırıcı dediler. Bugünkü duruma baktığımda iki sene önce böyle olan Hakan iki sene sonra ne oldu da böyle… Ben çok seviyordum, çok fedakarlık yapıyordum da, ne değişti. Hakan rekorları kırdı Hakan ulaşılamaz yerde bazı insanlar için ben öyle düşünmüyorum, benim buradan bir beklentim yok zaten. Benim oynamaktan başka, o seyircinin karşısına çıkmaktan başka bir beklentim olamaz zaten. Oraya çıktığım zaman çok ezildiğim an oldu, bütün tribünlerin önce beni çağırmasını belki hakkettim. Bakıyorsunuz insanoğlu yanınızdaki arkadaşlarınızda çok büyük emek veriyor. Ama orada çok şey yapmış olmanın bedeli de bu. Bu kadar eziyetin de bir karşılığı olsun. Ben oynamaktan, bunlardan feyz alıyorum, ters tarafından bakacak olursak da ben bu dünyaya kazık çakmadım bu bir: Galatasaray’a kazık çakmadım bu iki. Benim burada oluşumu hiçbir güç engelleyemez bu yazılanlar çizilenler çerçevesinde söylüyorum.
Siz şimdi bu röportajdan sonra ne almak istediklerini göreceksiniz. Bu süreç yaşanacak ben şimdi burada söylediklerimden nerden alıp nereye dayanacaklarını çok iyi biliyorum. Eğer zarar vermek istiyorlarsa ben sadece seyirciye bir şey söyleyeyim, bizim camiayı ilgilendiren boyutu onlar, yani takımlar maç kaybedebilir, kötü bir süreç yaşayabilir, şu anda hala lidersiniz puan farkıyla yarın öbür gün, bir maçta kaybedebilirsiniz, yani Avrupa kupasında elendiğin bir süreç yaşandı. Bu inişler çıkışlar yaşanırken olabileceklerin önünü kesme adına yapılan senaryolara fazla rağbet etmesinler. Tabiî ki biz sahaya çıkacağız, gol kaçıracağız. Ben bunu kabul edebilirim, ama şimdi o kadar faklı boyutlara çekiliyor ki, netice itibari ile bu psikolojik baskı altında bu psikolojik ortamda bunu yapmamanız gibi bir şey söz konusu değil. Bir de çok seviyorsanız bu camiayı, o beklenti çok fazlaysa, o da bir yük üzerinizde, şimdi insanların öyle baktığını da şuradan anlıyorum: Bize her şeye rağmen gösterdikleri sevgi, hepimiz için aynı şey geçerli, Galatasaray seyircisinde bir çok kesim bu tezahüratı yapıyor diyor ama, yani genele baktığınızda tarihe baktığınızda sahiplenme duygusu en fazla olan seyirci, ben bunu çok açık ve net söylüyorum. Kısır çekişmeler içine girersek Hakan niye böyle karıştırdı milli takımı dersek, o zaman sadece bana zarar verir. Futbola hiçbir şey getirmez. Yarın benim yerimde orda Semih oynadıysa bugün başkası oynayacak, aynı sorunları o da yaşayacak, isterseniz bu fragmanı döndürün, o günlerde tekrar tekrar, döndürülecek.
Ben kendimden eminim ama konuşanların bir çoğunun emin olduklarını düşünmüyorum. Rüzgara göre konuşuyorlar. Ben ne yapmak istediğimi çok iyi biliyorum. Benim burada bir hayatım var. Evim yüz metre, ben tesislerden çıkmıyorum, sabah 06’da çalışmaya başlıyorum, bunu söylemek zorunda olduğum içinde üzülüyorum ama maalesef, sizin dışında bunları söyleyen insanların azlığını yaşıyoruz. Örnek gösterilecek yerde, gerek ideolojik, gerek faklı görüşlerden farklı şeyler söylüyorlar. Ben bir sporcuyum, bir insanım benim bir etkileşimim var. Yakın çevremde uzak çevremde, uzak doğuda, Avrupa’da, Norveç’te… Burada konuştuklarımız buradaki gibi kalmayacak farklı yansıtacaklar. Söylediğim şu kelime çok önemli camianızın içersinde dahili ve harici, ben buradan çıkacak herhangi bir şeyde üzülürüm veya sevinirim. Burayla alakalı dışarıda tabiî ki insanlar merak duygusu içersinde acaba ne olacak, ne oluyor falan gidiyor mu gitmiyor mu, birisi Hakan ağbi gitme der biri de yeter artık gitsin der. Bu kadar çok gündeme düşersen bıkkınlık verir.
Gelecek
Türkiye’de bu şartlarda teknik direktörlük yapmayı düşünmüyorum. Biliyorsunuz geçtiğimiz dönemlerde siyasetle anıldım. İşte farklı yazılar çıktı. Yani orda tecrübelerimizden yararlanmak isteyen hangi kurum olursa güzel bir ekiple beraber, Türk futbolu için, Türk sporu için her şeyi o ortamda olabilirim, bakış açısı doğru olursa bir şeyler düzeltebilirsin ben şu anki konjektürde bunun yapılandığını düşünüyorum. Böyle başlamışken, bizim de içerisinde bir tuzumuz biberimiz olur diye tahmin ediyorum. Son olarak Haluk Ulusoy için babam, Fatih Terim içinde hayatımın mihenk taşlarımdan biri diyebilirim. Zaman zaman milli takımı bırakmayı düşündüm ama bu gel-gitler böyle devam etti. Kendinden emin olan bir insan olarak bu mücadeleden kaçmamanın daha doğru olacağını düşündüğüm anlar oldu.”





